”Sistem”

Posted in iste, iste ve olsun, mucize, sevgi, sistem on Ekim 2, 2010 by fuckaboston

O hep vardı, şu an da var ve hep var olacak.. İnsanlığın nasıl işlediğini bir türlü anlayamadığı bir şey bu.. Ya da anlamaktan korktuğu, anlamak istemediği bir şey.. Sistem.. Sen istersin o verir, sen vazgeçersin, o geri alır..

Son zamanlarda sistem daha da hızlı çalışmaya başladı.. Zaman çok çabuk geçip gidiyor demelerimiz hep bundandır.. Zamanı bir türlü tutamadığımızı sanmamız, hiç birşeye vaktimizin yetmeyeceğini sanmamız, hayatın çok kısa olduğunu sanmamız da hep bu yüzden.. Zaman kavramını anlayabilmek güçtür.. Geçmiş, şimdi ve gelecek olarak bildiğimiz zamanda, aslında geçmişin ve geleceğin olmadığını, var olan zamanın sadece şu an olduğunu, ve bunu en iyi şekilde değerlendirmemiz gerektiğini söylesem, beni deli zanneder miydiniz? Hayır zannetmezdiniz.. Çünkü her insan bunu bilir, sadece arada bir insanlara bunu hatırlatmak gerekir..

Sistem.. Emrine amade.. ”Bu bir Mucize”  dediğimiz zamanlarda, ( bi insanla hiç ummadığın bi yerde karşılaşmak, düşündüğün kişinin seni araması, hayatın boyunca istediğin ama bir türlü senin olmayan bir şeyin senin olması vb gibi .. ) o seni izleyip kıs kıs gülerek ” Mucize diye bir şey yoktur, salak! ” diyor.  Birinin ya da bir gücün sana her istediğin şeyi verebilmesi düşüncesi garip geliyor olsa da bunu sayfalara sığmayacak kadar çok olayda deneyimlemem, beni buna gerçekten inandırdı.. Birinin söylemesiyle inanılacak bir şey olmayabilir, yaşamadan bilemez insan.. Bilen insanlara da sürekli hatırlatmak gerekir, insanoğlu unutur…

Taaa lise zamanlarımda ”sistem” girdi hayatıma.. Önceleri ufak tefek isteklerimde karşıma çıkıp verdi istediğimi.. Daha sonra daha da büyüyerek kendisini gözüme sokarcasına, ”Bak işte, burdayım! Bu da mı mucize!” diye haykırdı yüzüme.. Oyun gibiydi  bu. Ben istiyodum, o bana veriyodu. İstediğim şeyin olamama ihtimalini düşündüğümde ” Yeterince istemiyorsun” diyip, vazgeçiyordu vermekten. ”İstiyorum ama ya olmassa?” diye sorduğum zamanlarda da ” Kendine güvenmiyosun sen” diyip, küsüp, vermiyordu yine.. Ne kadar güçlü istersem, ne kadar inanırsam istediğim şeyi elde edebileceğime, olmasını istediğim şeye ne kadar ”Tamam, bu oldu!” gözüyle bakarsam, o da bana güvenim için teşekkür ediyor, beni ödüllendiriyordu.

Sadece bu şekilde de işlemiyor sistem.. Eğer temiz biriysen, temizlikler çıkar önüne.. Lanetin tekiysen de lanetliler gelir çalar kapını.. Sana senin gibi insanlarla karşılaşma imkanı da sunuyor yani.. Hayatında yaptığın her temizlik için sana çok güzel ödüller veriyor. Temizliğin ne kadar köklü olursa, o kadar büyük ikramiyeler vuruyor sana..

Herhangi bir şeyle ilgili bir sorun mu var? O soruna yanıt almak istiyorsan alırsın da !! Okuduğun kitapta karşına çıkar cevabı, olmadık bi zamanda yolda yürüken tabelanın birinde görürsün cevabını, izlediğin bi programda konuşulurken duyarsın.. Bir şekilde çıkarır karşına sorunun cevabını sistem…

Süreç çok hızlandı.. Zamanı geliyor artık.. O yüzden görüşmek istemediğin insanlarla görüşme, yapmak istemediğin şeyleri yapma, uyumak istiyorsan uyu, işinden memnun değilsen çık işten, mutlu olabileceğin şeylerle meşgul ol.. Kendini dinle.. Unuttuklarını hatırla.. SEV.. Kötü duygularından arın.. Karşılık bekleme yaptığın hiç bir şeyden. Çünkü zaten bunların karşılığını sistem vericektir sana..

Geçmiş yok.. Geleceği de düşünme bu kadar.. Eğlen, keyfine bak.. Anı yaşa..

Bu zamana kadar bana verdiklerin, ve vermediklerin için teşekkür ederim sistem:)  Çünkü biliyorum ki bana vermediğin şeyler, benim gerçekten istediğim şeyler değildi… Ve bundan sonra verip vermeyeceklerin için de saolasın.. Sen işini bilirsin!!

Kötü ve İyi Çarpışması

Posted in affetmek, ihanet, iyi, iyi ve kötü, kötü, Uncategorized on Ekim 1, 2010 by fuckaboston

 

Hangi insan en yakın dostunun kendine ihanet ettiğini duymak ister? Ya da kim sevgilisiyle ayrılmasının en yakın dostu yüzünden olacağını bilebilir..? Sadece görmek mi gerekir bazı şeyleri bilmek için, yoksa duymak da yeterli midir? Peki duyduklarının hepsini hiç sorgulamadan kabul etmek ne kadar yerinde bi davranıştır?

Eğer ki bir gün bana en yakın dostumun ihanet edeceğini söyleselerdi inanmazdım.. Ama gördüm, yaşadım, biliyorum..

Hayatımın en köklü değişimini yaşadığım gün, en mutlu ve huzurlu olmam gereken günmüş.. Bunu anladım.. Kim ne derse desin.. ”Çok üzüldüm”ler, ”Hayırlısı olsun”lar, ” İnanamıyorum”lar ” Vah Vah”lar , ”Ah Ah ”lar.. Bunları çevrendeki insanlar ne kadar duyarsan duy, onlara kulak asmadan, öğrendiğin ve artık bildiğin onca şeyle başa çıkabilmek, başa çıkabilmeyi bırak bunlardan çok çok büyük dersler alıp bunu bir daha tekrarlamayacağına sevinmek kulağa komik geliyor.. ”Zaten biliyordum” diyen insanlara ” Allahın belası neden o zaman bunu bana daha önce söylemedin?” diye haykırmak yerine,  ” Ben de biliyordum” diyip gülümseyebilmek.. Demek başarı ve yükseliş böyle bişeymiş…

Herşey çok çabuk değişiyor. Hayat çok çabuk geçiyor.  Kin olmadan, öfke, nefret, intikam duyguları olmadan yaşayabilmek o kadar da zor olmasa gerek.. Eğer biri sana karşı bi hata yapıyorsa ve sen ” Bunun intikamı alacağım, ondan nefret ediyorum” diyorsan, bu sana acıdan, üzüntüden mutsuzluktan başka hiç bir şey getirmez.. En güzel düşünce ” Onu yaptıklarından dolayı affediyorum” dur.. Ezilmek diildir bu, kendini ezdirmek de diildir. Altta kalmak da değildir.. Affedebilmek , kendini affetmektir çünkü.. Senin de başkalarına yaptığın hatalarını affetmektir. Pişmanlık duyduğun şeylerden arınmak duygusudur. Eğer bir başkasını affedemiyorsan, kendini de affedemessin çünkü.. Kendini affetmediğin sürece pişmanlık duygusu peşini bırakmaz, ilerde hep karşına çıkar ve mutlu olamassın. Hiç hatan olmadığını mı düşünüyorsun? Bi daha düşün!  Hatanın, onun yaptığı hata yanında hiç bir şey olduğunu mu düşünüyorsun?  Kime göre büyük hata, kime göre küçük hata? Bana göre bir kadına iftira atmak büyük hatadır, ama bunu yapan için bu o kadar da büyük bir şey değildir, çünkü o zaten bir katildir… Demek istediğim hatanın büyüğü küçüğü olmaz, sen affet, hayatından çıkarmak istiyorsan çıkar.. Gerisini bırak, gitsin…

Ben de affettim. Hepsini birer birer affettim ve hayatımdan çıkardım…. Affettim, çünkü onlar bana çok büyük bir gerçeği gösterdiler, çünkü onlar benim bu sınavı da başarıyla atlatmamı sağladılar, çünkü onlar karşıma çıkacak olan engelleri nasıl aşacağımı öğrettiler, çünkü onlar beni geliştirdiler, ve çünkü onların sayesinde şu an burada yazı yazıyorum..

İyi ve kötüler her zaman varlar, hep var olacaklar.. Sadece iyi ve kötü arasındaki savaştan kendine bir taraf seçmen yeterli olacak.. Kazanmak için değil, diğer taraftakileri kendi tarafına çekebilmek için uğraş vermelisin. İyi ve kötüler çarpıştığı zaman kazanan bir taraf olmayacak, o denge asla bozulmayacak… Ama en azından sen doğru olanı yaptığın için kendinle gurur duyacaksın..

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.